24.09.2007
Aslında baskıdan çıktı demek daha doğru olur şimdilik. Beyoğlu’ndaki kitapçılara sanırım birkaç günde ulaşıyor ama D&R’lara, Remzi’lere vs. gelmesi iki üç haftayı bulabiliyor.
Uzun lafın kısası, bir buçuk yıllık yazma süreci ve altı aylık düzeltme, redaksiyon, kapak hazırlıkları, bekleme vs. gibi hazırlıklardan sonra ikinci romanım çıktı…
Konusu ne, türü ne, gibi sorulara cevap vermeyi bir türlü beceremediğim [...]
(Devamı...)
17.09.2007
(…) İyi ki almışım. Öncelikle, uzun zamandır okuduğum en güzel öyküleri Türkçe’ye çevirmek fırsatını yakaladığım için şanslıydım. Hannah Tinti’nin dilini, temposunu ve anlatımını o kadar sevdim ki, aramaya kalksam böyle bir kitap bulamazdım. Üstüne üstlük, dünyanın öteki ucundaki bu yetenekli yazar, hiç de farkında olmadan bana büyük bir iyilik yapmış oldu. İnsan Çatlatan Hayvan Öyküleri’ni çevirmeye başladıktan sonra bir baktım, kendi romanım söz dinler olmuştu, artık eskisi kadar kapris yapmıyordu. Masanın başına otururken ben de eskisi kadar çok oflayıp poflamıyordum. Şansım o kadarla da kalmadı, ortaokuldan mezun olduğumdan beri ilk defa öykü yazmaya bile niyetlendim. Biraz kıskançlık da var elbette…
(Devamı...)