<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hikmethukumenoglu.com</title>
	<atom:link href="http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hikmethukumenoglu.com</link>
	<description>Yazı, müzik ve arada sırada başka şeyler...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 May 2012 06:45:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Geçen Ay Neler Okudum &#8211; Mayıs 2012 (1)</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/gecen-ay-neler-okudum-mayis-2012-1/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/gecen-ay-neler-okudum-mayis-2012-1/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 18:18:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>
		<category><![CDATA[Granta]]></category>
		<category><![CDATA[The Believer]]></category>
		<category><![CDATA[The Paris Review]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=793</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle bir itirafta bulunmam gerek. İlk bölümünü aşağıda okumaya başlayacağınız bu yazı dizisinin patenti bana ait değildir. İngiliz yazar Nick Hornby, The Believer dergisindeki köşesinde her ay okuduğu ve satın alıp da okuyamadığı kitapları anlatır. Hatta bu yazıların bir kısmını iki cilt halinde toplamıştır ("The Polysyllabic Spree" ve "Housekeeping vs. the Dirt".) Ben de ondan ilham aldım.

Bu işe girişmemin iki sebebi var. İlki, blog'a yazı yazma tembelliğime son verme çabası. İkincisi de unutkanlık. İlkini uzun uzun açıklamaya gerek yok; aşağıda bir önceki yazının tarihine bakarsanız ne durumda olduğumu görürsünüz. (Mazeret: bir yılı aşan bu arada uzun ve alengirli bir roman yazdım. Kabul, mazeret sayılmaz.) Unutkanlıktan kastım ise şu: Artık ihtiyarlıktan mıdır, yorgunluktan mıdır bilmiyorum; bir süredir okuduğum romanlar kafamdan uçup gider oldu. Geçen yıl neler okudun diye sorsanız, en iyi olasılıkla dörtte birini sayabilirim. Hadi diyelim isimlerini saydım, herhangi birinin konusunu anlatmamı isteseniz, beynim yine kısa devre yapar. Uzun lafın kısası, bu yazıları düzenli bir şekilde yazmayı becerebilirsem ileride benim de dönüp bakabileceğim bir kayıt olur diye heveslendim.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/gecen-ay-neler-okudum-mayis-2012-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>(0400)</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/dort/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/dort/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 20:21:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=634</guid>
		<description><![CDATA[Roman henüz bitmedi ama adını açıklamanın zamanı geldi sanırım. (Dördüncü kitabın isminin bu olması tamamen rastlantıdır.  Japon bir yazarın yeni romanının ismini andırması yine tamamen rastlantıdır ama itiraf etmem lazım ki bu durum çok hoşuma gitmiştir.) Çok yakında yazmayı, düzeltmeyi, kesip biçmeyi, yeni bölümler eklemeyi ve arada sırada endişelere kapılmayı bitirdiğimi haber vermek dileğiyle.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/dort/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks sahnesi yazmanın dertleri</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/seks-sahnesi-yazmanin-dertleri/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/seks-sahnesi-yazmanin-dertleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 15:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[yazmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde mahalle kahvemizde oturmuş, her zamanki gibi kendimi bir şeyler yazmaya zorlamaktaydım. Romana yeni bir karakter eklemeye karar vermiştim ve de o karakterin ilk bölümde esas oğlanla yatağa girmesi gerekmişti (yahu bu roman bitmemiş miydi, niye son anda böyle şeyler gerekti diye sormayın, umarım romanı okuyunca anlarsınız). O gün de söz konusu kısmı hızlıca yazıp [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/seks-sahnesi-yazmanin-dertleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayaletler ve kırtasiye</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/hayaletler-ve-kirtasiye/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/hayaletler-ve-kirtasiye/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 15:59:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kırtasiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=508</guid>
		<description><![CDATA[Cesar Aira&#8217;nın Ghosts (Los Fantasmas) isimli kitabını okumaktayım. Yüz sayfalık kısacık bir roman. İnşaat halindeki bir apartmanda çalışan işçileri, en üst katta derme çatma bir kulübede yaşayan bekçiyle kalabalık ailesini, arada sırada gelip giden müstakbel ev sahiplerini, onların mimarlarını, dekoratörlerini, ve bu arada inşaatta kendi kafalarına göre takılıp sadece işçilerle bekçinin ailesine görünen hayaletleri anlatıyor. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/hayaletler-ve-kirtasiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendime (ve yazmaya meraklılara) notlar (1)</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/kendime-ve-yazmaya-meraklilara-notlar-1/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/kendime-ve-yazmaya-meraklilara-notlar-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 19:38:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>
		<category><![CDATA[yazmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=502</guid>
		<description><![CDATA[Aslında ne anlattığın o kadar da önemli değil. Birileri oturup saymış, dünyada toplam yedi tane temel öykü varmış. İnsanlar binlerce yıldır o yedi öyküyü dinleyip, seyredip, okuyup duruyor. Yani ne kadar kafa patlatırsan patlat, kafandaki o çok orijinal öyküyü daha önce birileri kullandı. Binlerce defa. Sondaki sürprizi herkes şimdiden biliyor. Ne anlattığın önemli değil, nasıl [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/kendime-ve-yazmaya-meraklilara-notlar-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suda batmayanlar</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/suda-batmayanlar/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/suda-batmayanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2011 16:57:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada iki cins insan varmış, suda batanlar ve suda batmayanlar. Normal insanlar tatlı suda hiçbir şey yapmadan sırt üstü ya da yüz üstü uzandıklarında öylece kalabiliyorlar. Benim de aralarında bulunduğum pek normal sayılmayacak insanlar ise kalamıyorlar. Kendimizi ne kadar rahat bırakırsak bırakalım, ne kadar hareketsiz durursak duralım, batıyoruz. Bilim adamları bunun sebebini yıllardır araştırmaktaymış. Henüz [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/suda-batmayanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni roman hakkında son dedikodular (1)</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/yeni-roman-hakkinda-son-dedikodular-1/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/yeni-roman-hakkinda-son-dedikodular-1/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 17:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[yazmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/yeni-roman-hakkinda-son-dedikodular-1/</guid>
		<description><![CDATA[Yeni roman ve ben, bütün gücümüzle birbirimizle güreşmekteyiz. Üçte ikisi bitti. Daha doğrusu, ilk taslağın çalakalem yazılmış üçte ikilik kısmı bitti. Öykünün sonunu yazmaya henüz hazır olmadığımı farkedince ince inşaat işlerine girişmeye karar verdim. Önümüzdeki günlerde yazdıklarımın büyük bir kısmı çöpe gidecek, boşlukları doldurmak için yeni bölümler eklenecek, bazı olayların sırası değiştirilecek, gereksiz karakterler birleştirilip [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/yeni-roman-hakkinda-son-dedikodular-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haberler ve Reklamlar</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/haberler-ve-reklamlar/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/haberler-ve-reklamlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Apr 2010 22:42:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=441</guid>
		<description><![CDATA[Farkındayım, “kış uykusu”, “bahar temizliği”, “yaz tatili” gibi başlıklar atmam artık iyiden iyiye anlamını yitirdi. Tembelliğe isim takmanın bir faydası yok. Suçluluk, sorumluluk  gibi duyguları bir kenara itip, sanki hiç ara vermemişim gibi kaldığımız yerden devam ediyorum. Burada sessiz geçen dönem, internet-dışı dünyada epey hareketliydi. Malum, Ocak ayının sonlarında üçüncü romanım çıktı. İsmi 47 Numaralı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/haberler-ve-reklamlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2666&#8242;dan Sonra (2)</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/2666dan-sonra-2/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/2666dan-sonra-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 22:39:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[Gelelim Roberto Bolano&#8217;nun 2666 isimli romanına (nereden geldiğimizi merak ediyorsanız bkz. Bir önceki yazı). Bolano, 50 yıllık ömrünün son beş yılında, ölüme adım adım yaklaşırken 2666&#8242;nın üzerinde çalışmaktaymış. Editörünün açıklamalarına göre, yazar öldüğünde  metinde düzeltmeler dışında eksik kalmış bir kısım yokmuş. Daha sonra dosyaları ve notları toparlayıp yayına hazırlarken, çok belirgin hataları düzeltmek dışında kayda [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/2666dan-sonra-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2666&#8242;dan Sonra (1)</title>
		<link>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/2666dan-sonra-1/</link>
		<comments>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/2666dan-sonra-1/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 20:58:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hikmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikmethukumenoglu.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Not. Bu yazıyı yazmaya oturduğumda niyetim, altı aydır okumakta olduğum, bir ara bunalıma girip bırakmak istediğim ama bir türlü elimden düşüremediğim, sonunda geçenlerde bitirdiğim, bitirdiğimde beni de bitirmiş, hem de bir şekilde yenilemiş olan Roberto Bolano&#8217;nun 2666 isimli romanını anlatmaktı. Daha ilk satırı kafamda evirip çevirirken anladım ki, böyle koskocaman bir romanı kısaca anlatmayı becerebilmem [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikmethukumenoglu.com/index.php/blog/2666dan-sonra-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

