Kar Kuyusu

20/02/2009

Roman - Everest Yayınları, 2005

Genç kadının küçük bir takı dükkanı açtığı sokakta hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Ne sessizlik huzurlu ve sakindi, ne de korkutucu olanın ne olduğunu açıklamak kolaydı. Ne zaman ki şehir karın suskunluğuna teslim oldu, gölgelerin de dili o zaman yavaş yavaş çözüldü.

Kar Kuyusu’nda tıpkı şehrin tüm pisliklerini örten karın kendisi gibi, altta kalmış, saklanmış, gözlerden ırak tutulmuş, kirlenmiş olanların çığlıklarını bastıran, dingin bir anlatım bulacaksınız. Ama bu sessizlik, karın eriyip şehri kirli çamuruyla baş başa bırakması gibi, sizi belki hiçbir zaman bilmek istemeyeceğiniz gerçeklerle baş başa bırakacak: En acımasız cinayetler evlerin içinde işlenir!

Kar Kuyusu bir ilk roman. Ancak usta işi bir ilk roman. Şaşıracaksınız. (Arka kapaktan.)

* * *

Radikal Kitap

Kar Kuyusu’nu okurken Bataille’ın kült hikayesini anımsamamak elde değil. Nitekim bir polisiye kurgusu içinde, aslolarak annelikteki kötülük kavramını irdeleyen ve bunu da uğursuzlukların timsali gece kavramını; hem kendi anlamı içinden, hem de mecazen kullanarak başaran Kar Kuyusu da, saplantılı bir anne-oğul ilişkisi romanı.

(…) Bir ilk romana göre heyecan uyandıran oyuncaklı ve sürprizli kurgu, biraz fazlaca geveze diline rağmen başarıyla ilerlerken; tür, polisiye olmaktan çıkıp psikolojik yanı ağır basan bir gerilim romanı hatta bir trajedi olarak beliriyor. Hükümenoğlu’nun sorunsallaştırdığı hastalık hâli; gecenin, sözün ve annenin günahı üçlemesinde bağlanıyor birbirine.

Hande Öğüt, 28 Ekim 2005
(Devamı için tıklayın.)

* * *

Radikal Kitap

Hikmet Hükümenoğlu (…), büyük kentlerin atomize olmuş bireyleri için ‘tekinsiz’ olanların sadece sınıfsal ve mekânsal farklılıklarla belirlenmediğini, aslında herkesin diğerinde potansiyel bir tehlike imgesi yarattığını çok iyi işlemiş.

(…) Roman kahramanları, evler, kafeler, sokaklar, kısacası anlatılan her şey tanıdık, bildik ve sıradan. Ne var ki çağımızın tedirgin insanı için bu sıradanlığı bozan her şey şüpheli ve korkutucu bir anlam kazanmıyor mu? İşte bunu yakalamış Hükümenoğlu; yabancılardan korunmak için korkularımızla ördüğümüz hapishanemizi.

A. Ömer Türkeş, 18 Kasım 2005
(Devamı için tıklayın.)

* * *

PICUS

Keyifle okunan ve güçlü etkiler bırakan, arka kapağında da belirttiği gibi kesinlikle “usta işi” bir roman… Hikmet Hükümenoğlu, Kar Kuyusu adlı romanında polisiye kurgudan yararlanarak anne-oğul ilişkisinin ayrıntılı bir çözümlemesini yapıyor; hem de okurun dikkatini her an canlı tutarak…

Yelda Dönmez, Aralık 2005

* * *

Akşam

Kendisinden “acemi yazar” olarak söz eden Hükümenoğlu, gotik motiflerden aşka ve kadınlık hallerine dair kitabında karın altındaki pislikleri, ya da başka bir deyişle görünen görünmeyen çirkin yüzünü ortaya seriyor.

Başak Keser ile söyleşi, Kasım 2005

* * *

Milliyet Kitap

2005 yılının en iyi on kitabından biri…

Milliyet Kitap, Aralık 2005

* * *

Vatan Kitap

İşte Türk edebiyatının yeni nesli…

Hassas bir konuyu ele almıştı “Kar Kuyusu.” (…) Edebiyatımızda pek de sık rastlamadığımız bu ilişki türü, romanda polisiye bir kurguyla ele alınmış, suç, masumiyet kavramları farklı bir açıdan tartışılmıştı. Hükümenoğlu bu ilişkiden yola çıkarak aslında bir toplum ve sistem analizi de yapıyordu. Roman bu yüzden çok ilgi görmüş ve bir ilk roman için şaşırtıcı bulunmuştu.

Vatan Kitap, 15 Ağustos 2006

{ 1 comment… read it below or add one }

yasemin akbaş 24/06/2009 at 13:54

bunca yıllık bir okur olarak diyebilirim ki, kar kuyusu, ilk roman olamayacak kadar ustaca kotarılmış bir kitap….hükmenoğlu sıradan olanın ardına gizlenen potansiyel tehlikeyi çok iyi yansıtmış, beceriyle kurgulamış ve zoru başararak gayet başarılı bir (polisiye demeyelim!) gerilim romanı yazmış… atmosfer betimlemeleri harika… dili daha ekonomik kullanmış olmasını tercih ederdim… ama nurtopu gibi harika bir yazarımız olmuş işte, daha ne isteriz?!.. ellerine sağlık…. ikinci kitabını da hemen okuyacağım. bir öyküsever olarak itiraf etmeliyim ki, öykülerini de çok merak ettim … böyleyken böyle…

Leave a Comment

Previous post:

Next post: